Ceza infaz hukukunun temel amacı, hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasını sağlamak ve yeniden suç işlemelerini önlemektir. Bu amaca hizmet eden en önemli kurumlardan biri olan koşullu salıverilme, mahkûm edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın mevzuatta belirtilen kısmını ceza infaz kurumlarında iyi hâlli olarak geçiren hükümlünün, infaz hâkimliği kararı ile erken salıverilmesini ifade eder. Koşullu salıverilme, hükümlü için kazanılmış mutlak bir “hak” değil; kurallara uyum göstermesi ve iyi halli olması şartlarına bağlı olarak sunulan özel önleme aracıdır. Bu kurum sayesinde, ıslah olduğu değerlendirilen hükümlünün, cezasının “hak ederek salıverilme” tarihine kadar olan kısmını dışarıda, denetim altında ve sosyal hayat içerisinde geçirmesine imkân tanınır.
Bir hükümlünün koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanabilmesi için kanunda öngörülen objektif ve sübjektif şartları birlikte sağlaması gerekmektedir.
- Hükümlünün, mahkemece verilen cezanın kanunda öngörülen belirli bir infaz oranını ceza infaz kurumunda çekmiş olması zorunludur. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİHK) m. 107 uyarınca süre şartları, suç tiplerine ve infaz rejimlerine göre farklılık göstermektedir:
- Genel Kural (1/2 Oranı): Kural olarak, süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olan hükümlüler, cezalarının yarısını (1/2) infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.
- İstisnai Suçlar (2/3 Oranı): Kanun koyucu; kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet, cinsel saldırı (basit hali), reşit olmayanla cinsel ilişki (basit hali), cinsel taciz ve devlet sırlarına karşı suçlar gibi ağır suçlarda infaz oranını 2/3 olarak belirlemiştir. Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda da genel olarak oran 2/3’tür.
- Ağır İstisnai Suçlar (3/4 Oranı): Nitelikli cinsel suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olan yetişkin hükümlüler, cezalarının 3/4’ünü infaz kurumunda çektiklerinde bu haktan faydalanabilirler.
- Müebbet ve Ağırlaştırılmış Müebbet: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında otuz (30) yıl, müebbet hapis cezalarında ise yirmi dört (24) yıl infaz kurumunda çekilmelidir.
- Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi: Suçta tekerrür halinde olan mükerrirler için süreli hapislerde koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanır. İnfaz süreci, Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan ve koşullu ile hak ederek salıverilme tarihlerini gösteren “müddetname” isimli belge ile yürütülür.
- Süreyi doldurmak tek başına yeterli değildir; hükümlünün infaz süresini “iyi hâlli” olarak geçirmesi şarttır. CGTİHK m. 89 uyarınca, hükümlülerin iyi halli olup olmadıkları, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur. Bu değerlendirmede; hükümlünün kurum kurallarına uyumu, haklarını iyi niyetle kullanması, katıldığı eğitim-öğretim, spor ve kültür programları, kitap okuma alışkanlığı, işlediği suçtan duyduğu pişmanlık ve tekrar suç işleme riskinin düşük olması gibi çok yönlü kriterler dikkate alınır. Kurul tarafından hazırlanan iyi hal değerlendirme raporu, koşullu salıverilme kararına doğrudan esas teşkil eder. Disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça hükümlü hakkında koşullu salıverilme işlemi gerçekleştirilemez.
- Hükümlünün koşullu salıverilmesi işlemi Cumhuriyet savcısı tarafından resen yapılamaz. Ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli iyi hal raporu, infaz işlemlerinin yapıldığı yer İnfaz Hâkimliğine sunulur. İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa dosya üzerinden hükümlünün koşullu salıverilmesine karar verir; uygun bulmazsa gerekçesini kararında açıkça gösterir.
Koşullu salıverilen hükümlü için tahliye sonrasında bir “denetim süresi” başlar. Bu süre, infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır ancak süreli hapislerde hak ederek tahliye tarihini hiçbir surette geçemez. İnfaz hâkimi, bu denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişi görevlendirebilir, hükümlüyü belirli bölgelere gitmemek, kamuya yararlı bir işte ücret karşılığı çalışmak veya bir eğitim kurumuna devam etmek gibi yükümlülüklere tabi tutabilir. Hâkim, hükümlünün topluma uyumdaki başarısına göre denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine de karar verebilir.
Koşullu Salıverilme Kararının Geri Alınması
Koşullu salıverilme, hükümlüye tanınan şarta bağlı bir özgürlüktür. CGTİHK m. 107/12 uyarınca, hükümlünün denetim süresi içerisinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi hâlinde, koşullu salıverilme kararı infaz hâkimliği tarafından geri alınır.
Koşullu salıverilme kararının geri alınması, hükümlü aleyhine ağır bir infaz yaptırımı doğurur:
- Karar yeni bir kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle iptal edilmişse; sonraki suçu işlediği tarihten başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla, işlediği yeni suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin ceza infaz kurumunda “aynen çektirilmesine” karar verilir.
- Eğer iptal nedeni yükümlülüklere aykırı davranmak ise; uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla, ihlalin niteliğine göre hâkimce takdir edilecek bir sürenin aynen infazına karar verilir.
Bunun en ağır sonucu ise; koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra, hükümlünün aynı hükmün infazı ile ilgili olarak bir daha koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik hakkından yararlanamamasıdır. - Koşullu salıverilme kurumu, modern infaz hukukunun cezanın şahsileştirilmesi ve özel önleme amacının en kritik aşamalarından biridir. Bu tedbir, bir yandan hükümlüyü kurallara uymaya ve kendini eğitmeye teşvik ederek onun uslandırılmasını ve topluma entegrasyonunu hedeflerken, diğer yandan denetim mekanizmaları ve yaptırımları sayesinde toplum güvenliğini teminat altına alır. Süre, iyi hal ve yargısal denetim üzerine kurulan koşullu salıverilme rejimi ceza adalet sisteminin dengesini sağlamaktadır.