Ceza hukuku sistematiğinde kasten yaralama suçu, bireyin en temel haklarından biri olan vücut dokunulmazlığını ve beden bütünlüğünü korumayı amaçlar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 86. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan bu suç; bir kimsenin vücuduna kasten acı verilmesi, sağlığının bozulması veya algılama yeteneğinin ihlal edilmesi şeklinde üç seçimlik hareketle işlenebilir.
Suçun maddi unsuru olan “fiil”, mağdurun bedensel veya ruhsal varlığı üzerinde dış dünyada bir değişiklik meydana getirmelidir. Suçun oluşması için failin, gerçekleştirdiği hareketin bu neticeleri doğuracağını bilmesi ve istemesi (kast) yeterlidir.
Basit Tıbbi Müdahale ile Giderilebilecek Yaralama (TCK 86/2)
TCK 86/2 maddesi, yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin “basit bir tıbbi müdahale” (BTM) ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu halleri düzenler. BTM kapsamında kalan yaralanmalar; hastaneye gidilmesine gerek duyulmadan kendiliğinden iyileşebilen, günlük hayatı ciddi oranda aksatmayan (morarma, hafif sıyrıklar vb.) durumlardır.
Suçun bu hafif hali, kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.
(TCK 86/3)
Yaralama fiilinin haksızlık içeriğini artıran veya mağdurun savunma imkânını kısıtlayan bazı hallerde ceza, şikâyet aranmaksızın yarı oranında (canavarca hisle işlemede ise bir kat) artırılır. Temel nitelikli haller şunlardır:
- Silahla İşlenmesi: TCK 6/1-f maddesi uyarınca silah; sadece ateşli silahları değil, saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her türlü nesneyi (sopa, tırnak makası, taş, sandalye vb.) kapsar. Yargıtay, kavgada tokatın ötesinde bir avantaj sağlayan ve yaralama elverişliliği olan her aleti silah kabul ederken, vücudun parçalarını (el, ayak) veya sabit nesneleri (duvar) silah saymamaktadır.
- Üstsoy, Altsoy, Eş veya Kardeşe Karşı İşlenmesi: Failin anne, baba, çocuk veya kardeş gibi en yakınlarını hedef alması, aile bağlarının ihlali ve failin tehlikeliliği nedeniyle ağırlaştırıcı sebep sayılmıştır. 7331 sayılı Kanunla bu kapsama “boşanmış eş” de dâhil edilmiştir.
- Kamu Görevi Nedeniyle İşlenmesi: Mağdurun ifa ettiği kamusal faaliyet nedeniyle yaralanması halidir. Burada suçun görev sırasında işlenmesi şart olmayıp, fiilin “görevden dolayı” ika edilmesi yeterlidir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama (TCK 87)
Failin kastettiğinden daha ağır bir neticenin meydana gelmesi durumunda TCK 87. madde devreye girer. Bu suç tipi, kasten işlenen bir yaralama fiiline taksirle eklenen ağır neticelerden oluşur.
- TCK 87/1: Fiilin mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize veya yaşamını tehlikeye sokan bir duruma yol açmasıdır. Yüzde sabit iz kriteri; iyileşme sürecinden (yaklaşık 6 ay) sonra 1-2 metre mesafeden bakıldığında ilk bakışta fark edilen izleri ifade eder.
- TCK 87/2: Organın tamamen yitirilmesi, iyileşmesi imkânsız hastalık, bitkisel hayat veya çocuk yapma yeteneğinin kaybı gibi daha vahim neticeleri kapsar.
- Kemik Kırığı (TCK 87/3): Yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre ceza yarısına kadar artırılır.
- Ölüm (TCK 87/4): Kasten yaralama eylemi mağdurun ölümüne yol açmışsa, fail kasten öldürme (TCK 81) yerine bu fıkradan sorumlu tutulur; ancak failin ölüm neticesi bakımından en azından taksirli olması şarttır.
Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi (TCK 88)
Kasten yaralamanın, bir kişinin yerine getirmekle yükümlü olduğu icrai davranışı yapmaması (garantörlük ihmali) suretiyle işlenmesidir. Örneğin bir bakıcının, çocuğun yaralanmasına seyirci kalması bu kapsamdadır. Bu durumda ceza, fiilin özelliğine göre üçte ikisine kadar indirilebilir.
Haksız Tahrik
Yaralama suçlarında, mağdurun haksız bir fiili neticesinde failin hiddet veya şiddetli elem duyarak suç işlemesi halinde cezada indirim yapılır (TCK 29). İndirim miktarı haksızlığın ağırlığına göre dörtte birden dörtte üçe kadar değişebilir. Yargıtay, özellikle karşılıklı kavga durumlarında ilk haksız hareketin kimden geldiğini belirleyerek tahrik dengesini gözetmektedir.
Sonuç olarak; kasten yaralama suçu, modern ceza hukuku ilkeleri çerçevesinde objektif sorumluluktan arındırılmış, fiilin ağırlığı ile ceza arasında orantı kuran kademeli bir yaptırım sistemine bağlanmıştır.